Bu durumda yapılabilecek en iyi dua İsa Mesih’in vermiş olduğu örnekte olduğu gibidir.

Ferisi ayakta kendi kendine şöyle dua etti: ‘Tanrım, öbür insanlara -soygunculara, hak yiyenlere, zina edenlere- ya da şu vergi görevlisine benzemediğim için sana şükrederim. Haftada iki gün oruç tutuyor, bütün kazancımın ondalığını veriyorum.’ “Vergi görevlisi ise uzakta durdu, gözlerini göğe kaldırmak bile istemiyordu, ancak göğsünü döverek, ‘Tanrım, ben günahkâra merhamet et’ diyordu. “Size şunu söyleyeyim, Ferisi değil, bu adam aklanmış olarak evine döndü. Çünkü kendini yücelten herkes alçaltılacak, kendini alçaltan ise yüceltilecektir.”

(Luka  18:11-14)

Günahkâr olduğumuzu kabul etmeliyiz. Başkalarından ne kadar iyi olduğumuzu düşünebiliriz ya da haksızlığa uğradığımız için bazı yanlışlarımızın hoş görülmesi gerektiğini düşünebiliriz. Ancak bu boşuna yapılan bir savunma ve kibir olur, Çünkü Yüce Tanrının önünde bütün öğünmeler ve savunmalar hiçtir.

Yazılmış olduğu gibi: “Doğru kimse yok, tek kişi bile yok. Anlayan kimse yok, Tanrı’yı arayan yok. Hepsi saptı, Tümü yararsız oldu. İyilik eden yok, tek kişi bile!”

(Romalılar  3:10-12)